“KADIN İSTİHDAMINI 2023’TE YÜZDE 43’E YÜKSELTMEYİ HEDEFLİYORUZ”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Dr. Mehmet Müezzinoğlu, genç, kadın ve dezavantajlı grupların istihdamıyla ilgili gelecek beş yıllı kapsayacak bir eylem planı hazırladıklarını açıkladı.

Müezzinoğlu, Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) 106. Uluslararası Çalışma Konferansı’nda Genel Kurula hitabının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Az tehlikeli sınıfta olup da 50’den az çalışanı bulunan iş yerlerinde iş sağlığı ve güvenliği uzmanı bulundurma yükümlülüğünün 1 Temmuz 2020’ye kadar ertelenmesiyle ilgili tartışmaların sorulması üzerine Müezzinoğlu, geçen ay “İş Kazalarında Hedef Sıfır” eylem planını devreye soktuklarını ve burada özellikle iş kazalarının yoğun yaşandığı inşaat sektörünü merkeze aldıklarını söyledi.

Gelecek dönemde iş sağlığı ve güvenliği alanında hazırladıkları kısa, orta ve uzun vadeli eylem planlarını uygulayacaklarını vurgulayan Müezzinoğlu, şunları kaydetti:

“Az tehlikeli iş yeri sayımız 1 milyon 100 bin civarında, tehlikeli iş yeri sayımız 310 bin civarında, çok tehlikeli iş yeri sayımız 300 bin civarında. Şimdi 1 milyon 100 bin az tehlikeli iş yerlerinde iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarını 2020’ye kadar erteledik. Niye? Çünkü burası adı üzerinde az tehlikeli. Ama tehlikeli ve çok tehlikeli sınıftaki iş yerlerindeki iş kazalarını ve meslek hastalıklarını minimize edecek yol haritasını başarabilmemiz için yeterli sayıda iş sağlığı ve güvenliği elemanı ve hekim görevlendirmemiz gerekiyor. Biz burada yaklaşık 600 bin iş yerini merkeze aldığımızda ciddi düzeyde hekim ihtiyacımız ile iş sağlığı ve güvenliği sertifikalı elemana ihtiyacımız var.”

Müezzinoğlu, 32 bin iş yeri hekiminin bulunduğu bilgisinin yanıltıcı olduğunu belirterek, bu rakamın iş yeri hekimi sertifikalı doktor sayısını ifade ettiğini söyledi.

Türkiye’nin ciddi hekim açığının olduğunu vurgulayan Müezzinoğlu, “Az tehlikeli iş yerlerine bizim iş yeri hekimlerini angaje etmemiz, tehlikeli ve çok tehlikeli iş yerlerindeki zafiyetimizin temel nedenini oluşturuyor. Tehlikeli ve çok tehlikeli iş yerlerinde iş yeri hekimi ile iş sağlığı ve güvenliği uzmanı sayısını reel, uygulanabilir ve sonuç alabilir noktaya getirebilmek için buna ihtiyaç var. Bunun için de yanlış bir algı oluşturulmaya çalışıyor. Tam aksine ölümcül iş kazaları ve meslek hastalıkları nerede buna bakalım. Bu da merkezi tehlikeli ve çok tehlikeli iş yerleri. Dolayısıyla bütün dinamizmi öncelikle oraya vereceğiz. Orada yakaladığımız başarıyı, sonra süreç içerisinde yayma gayretinde olacağız.” dedi.

Bakan Müezzinoğlu, genç istihdamıyla ilgili çalışmalarının sorulması üzerine, şu bilgileri verdi:

“Genç istihdamı, kadın istihdamı ve dezavantajlı istihdamıyla ilgili önümüzdeki beş yıllık bir eylem planı hazırlıyoruz. Konu olgunlaşma safhasında. Önümüzdeki haftalarda bu eylem planını açıklayacağız. Şu anda bizim gençlerdeki işsizlik oranımız yüzde 23’lerde. Bu, normal işsizlik oranımızın neredeyse iki misli. Burada bu gençlerin büyük çoğunluğu üniversite mezunu, kalanları da lise mezunu. Bunlar hem genç hem de eğitim görmüş nitelikli insanımız. İstihdamda bu gençlerden istifade etmeliyiz. Bunlar Türkiye’nin üretimine, yeni vizyonuna, dinamizmine katkı sağlamalılar. Bunların bir kısmını istihdamda kullanmayı, diğer bir kısmının ise girişimci ve geleceğin işverenleri olmasını planlıyoruz.”

Türkiye’de kadın istihdamının yüzde 33 seviyesinde olduğunu, 2023’te bu oranı yüzde 43 seviyesine yükseltmeyi hedeflediklerini belirten Müezzinoğlu, kadının istihdamdaki rolünü teşvik edecek yeni eylem planları hazırladıklarını bildirdi.

Engellilerin kendi mahallelerindeki küçük esnafların yanında istihdamını teşvik etmek istediklerini dile getiren Müezzinoğlu, böylelikle onları da çalışma hayatına katmak istediklerini söyledi.

Duyarlılık Beklediğimizi İkili Temaslarımda Dile Getirdim”

Suriye’deki iç savaşın milyonlarca insana ağır bedeller ödettiğinin altını çizen Müezzinoğlu, Genel Kuruldaki konuşmasında bu konuya özellikle dikkati çektiğini anımsattı.

Suriye’de yaşananlar konusunda uluslararası platformlarda çözümlerin geliştirilmesinin zamanının geldiğini vurgulayan Müezzinoğlu, “Türkiye’nin üstlendiği yükün anlaşılması ve paylaşılması gerekiyor. Eğitim çağında yaklaşık 750 bin Suriyeli çocuk var ve bunların 450 bini eğitim kapsamında ama 300 bini açıkta. Bu durum uluslararası duyarlılık gerektiren bir konu. Ne yazık ki Avrupa ve uluslararası kuruluşlar Türkiye’nin bu yükünü anlamak ve paylaşmak konusunda duyarlılık göstermiyorlar. Bu konuda duyarlılık beklediğimizi ikili temaslarımda dile getirdim.” ifadesini kullandı.